Stay Connected

İnternet siteme hoşgeldiniz
Aşk

Aşk

  • mehmet kıray

Konunun başlığına bakıp ta bir yargıya varmayın hemen. Anlatacaklarım ; şimdiki insanların yaşadıkları  veya magazin basınının sayfalarını dolduran  günübirlik, haftalık veya  aylık ilişkiler değil. Mevlana’nın, Hacı Bektaş-i  Veli’nin, Bayezit-i Bestami’nin, Yunus’un, Fuzuli’nin anlattığı AŞKta değil. Gerçi aşkı kelime olarak alıp düşünürsek ; sonuçta hepsi aynı kapıya çıkar. Ama bunu çok iyi düşünüp kafayı iyi yormak gerekir. Bu bağlantıları kurabilmek için gerekli altyapı ve belki de bir ömrü bu uğurda harcamak gerekir,bu karmaşık soruyu  çözmeye. Ama; günümüz bazı insanlarının da bu kadar çok zamanı olmadığı için bu işlere pek kafa yormaz. Çoğunluğu kendilerinin  daha keyifli, daha beyni az yorucu , biraz da insani olmayan zevkler için, daha geniş zamanları veya  hobileri vardır. Bütün enerjilerini o yöne harcamayı daha uygun bulurlar. En azından ben; öyle gözlemliyorum.

Anlatacağım AŞK’sa bambaşka bir AŞK, herkesin tanımlarının dışında.Belki ilginizi çekmeyebilir ama; benim zaten çok okunmak veya reyting gibi bir derdim olmadığı için, belki de bir eğitimci olarak bizden sonra gelen gençlere, o da hepsine değil,istekli olanlara tünelin ucundaki ışığı göstermek,yol ve yön çizmek. Onun için benim yazıları bir defa okuyup atıyorsanız veya bir şeylere kafa yormak istemiyorsanız bir şeyler üretmek , birilerine yararlı olmak istemiyorsanız lütfen okumayın.Hiç zamanınızı da boşa harcamayın. Ot gibi yaşayıp gidin .Suyunuz ve havanız olduğu sürece  şişip kalınlaşın. Size sunulmuş olan bu güzel yaşamı ve anlamını bilmeden onu değerlendiremeden kalınlaşıp büyüyün. Bir ağaç veya hayvan gibi diyecektim ama onlara da hakaret olmasın diye demiyorum .

Evet; anlatmaya çalıştığım,her varlığın gezegenimizde bir değeri ve işlevi vardır. Doğa, her canlıya bir işlev vermiş olup,bunları belli bir denge içerisinde adeta dişli bir çark gibi döndürmektedir.Milyarlarca yıldır bu denge, bu çark böyle dönüp durmakta.Ama son yüzyıldan itibaren bu çarkı bozmaya ve dişlilerini kırmaya başladık . Dünyayı, doğayı adeta yok etmek , bu dişlileri kırmak hastalığına tutulduk.Sorumsuzca, üretmeden her şeyi yok etmeye ve  bununla beraber kendi sonumuzu da sür’atle getirdiğimizin farkına varmadan…

İşte anlatmaya çalıştığım bu tür yaşamın yanlışlığı, doğaya olan duyarsızlık, ona karşı duymamız gereken SEVGİ- AŞK ! Bu dünyanın bizim olduğu kadar, canlı cansız tüm varlıkların dünyası olduğu bilincini yitirdik. Bir taraftan doymaz bir oburlukla tüketiyoruz ve tüketirken de yok ettiklerimizin farkında olmadan…

Tabii ki yaşam için tüketeceğiz; ama israf etmeden, her şeyin bizim olduğu ve her şeyin bir tek bizim için var olduğunu düşünerek değil, tasarruf ederek. Sonu gelmez bir doyumsuzluk ile bencillik yaparak değil.

Yazıya başlarken anlatacağım konu başka iken, kaydım nerelere gittim… Ama olsun bence bu da önemli bir eksiğimizdi.  Birilerinin bunu kafamıza vurması gerekiyordu. Bende bunu yaptım.İyi de yaptım.

Nasıl ilk Bodrum’a geldiğim yıllardaki Bodrum’umu arıyorsam ; son 40 yılımı geçirdiğim bu dünya güzeli mücevheri tükenmez bir iştah ve bilgisizlikle bu hale getirdik. Bodrum’a karşı içimizde en ufak bir AŞK olsa bunu yapabilir miydik ? Bu nadide çiçeğe kıyabilir miydik ? Her konuda AŞK olmalı.Çalıştığımız işimizde, mesleğimizde, yaşamımızda kısaca her alanda.

Bazen düşünüyorum, eğitim ve turizm sektöründe yıllarca yaptığım yöneticilikler ( halen Marine Club Catamaran’ın genel koordinatörüyüm )  değil de ; daha farklı işlerde de olsam kendi alanımın en iyisi olmaya çalışırdım. Veya limon satsam, en iyi ve en kaliteli limonları seçer, müşterilerime onları sunardım.  Sevmediğim işi yapmam, sevdiğim işi de AŞK’la yaparım.

Gençler; yakında üniversiteler açılacak, sevmediğiniz bölümlere ailelerinizin veya çevrenizin etkisiyle devam etmeyin. Yaşamınızdaki birkaç yılınız bırakın sevdiğiniz bölüme girmek için geçsin. Telaşlanmayın, yaşamı mutlu, anlamlı ve üretken kılmak için sevdiğiniz, AŞK’la sarılacağınız bir bölüm seçin. Yaşam hem çok kısa, hem de çok uzundur. Zamansa en değerli varlığımızdır. Gitti mi bir daha geri getiremeyeceğimiz bir değerdir. Onu en iyi ve en mutlu olacağınız bir şekilde geçirin. Bunun da yolu; sevdiğiniz işle, sevdiğiniz insanlarla ve sevdiğiniz yerlerde geçirmekle mümkün olur. Bence  gerçek mutluluk bu, gerçek AŞK bu. Biraz farklı bir AŞK anlatımı oldu ama olsun, yaşamınızı AŞK’la dolu olarak yaşayın.

                                                                                                          Mehmet KIRAY

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Instagram

×