Stay Connected

İnternet siteme hoşgeldiniz
Atatürk Heykeli

Atatürk Heykeli

  • mehmet kıray

Sevgili Dostlar,

İşte yine beraberiz. Bu gün sizi ülkemizin boğuştuğu günlük sorunlarla bunaltmayacağım. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların Bodrum’umuzu da etkilememesi mümkün değildir. Ama bugün vatandaşın, memurun,emeklinin esnafın, ticaret erbabının, turizmcimizin çektiği sıkıntıları da dile getirmeyeceğim. Ülkemizde kişi başına düşen milli gelirin 2.700$ civarında niçin çakılıp kaldığını ve sebeplerini de anlatmayacağım. İngiltere, Almanya, Fransa gibi gelişmiş ülkelere göre on misli daha fakir iken , örneğin kamuda bulunan araç sayısının bizde niçin on misli daha fazla olduğunu da hatırlatmayacağım.

Peki bugün neyi gündeme getireceğiz? Sizi bu günden alıp yaklaşık 25 yıl gerilere yani 1970’li yılların başına götüreceğiz.

Bodrum’a Lise Müdürü olarak atanmıştım.Göreve başladıktan birkaç gün sonra 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlayacaktık. Birgün önce bayrak ve çelenk koyma töreni vardı. Şimdiki Viktorya pastanesi, Emlak Kredi Bankası ve çevredeki iş yerlerinin bulunduğu yer o yıllarda otogar olarak kullanılıyordu. Evet işte bu otogarımız bayram törenlerinin olduğu günlerde boşaltılıyor şimdiki Cevat Şakir Caddesi de törenler boyunca trafiğe kapatılıyordu. Tören için meydana geldiğimizde gözüm bir Atatürk heykeli aradı ama göremedim.Törenin başlamasına yakın tüm yetkililerle beraber şimdiki Askerlik Şubesinin önüne dizilip tören saatini beklerken yanımda duran değerli dostum rahmetli İlköğretim Müdürü Halil ARKUN Bey’e çelenkleri nereye koyacağımızı sordum. Başı ile Şubenin bahçesindeki ufacık bir Atatürk büstünü gösterdi. “Burada yedek subaylık yapan bir Astegmen arkadaş yapmış dedi. Biraz sonra tören başladı tüm yetkililer çelenklerimizi büstün önündeki bahçe duvarına yasladık.Yani anlayacağınız büst bahçede yoldan bile zor görülüyor.(O büst ve kaidesi sonradan değiştirildi)

Birkaç bayram daha böyle geçti İlk gün duyduğum rahatsızlık devam ediyordu. Arkadaşları ve çevreyi biraz tanıdıktan sonra Bodrum’a ve Atamıza yakışır bir heykel yapmaya karar verdik. Daha önce de Atatürk heykeli yapmak için bir dernek kurulduğunu, tunçtan düşünülen heykelin maliyeti çok yüksek olduğu için yaptıramadıklarını bu nedenle derneğin kapatıldığını öğrenmiştim. Bu konu için çevremdeki yakın dostlarımdan yine çok sevip saydığım rahmetli Hüseyin Turgut KARABAĞLI, Halil ARKUN, şimdi Emekli Öğretmen Emin KILAVUZ, Mehmet ARKUN, M. Ali CEYHAN, Bekir AKDENİZ’den oluşan Atatürk heykeli yaptırma derneğini kurduk. (İsmini unuttuğun dostlarım varsa kusura bakmasınlar.)

İlk iş olarak üniversitelere yazı yazıp Bodrum’a bir tören meydanı ve heykel yapma dileğimizi belirterek yardım isteğimizi ilettik. O yıllarda İstanbul Üniversitesinde peyzaj profesörü olan Sn. Günel AKDOĞAN hocamızdan gerekli destek ve yardım sözü aldık. Kısa süre sonra Günel Hanım birkaç öğrencisiyle beraber Bodrum’a geldi. Uzunca bir süre kalarak şimdiki belediye bahçesi ve sahili de içine alan bir çalışma yaptı. Bana göre çok güzel bir meydan projesi hazırlandı.

Hatırladığım kadarıyla çağdaş çizgiler taşıyan çocuk oyun alanları, dinlenme ve gezi yerleri araç geçiş yolları ve tören alanıyla heykelin dikileceği bir meydan projesi hazırlanmıştı. İşte o hazırlanan projede Atatürk heykeli sahile yakın bir yerde gösterilmişti. Bütün yaptığı bu çalışmalardan ötürü de bizden maddi hiçbir talepte bulunmamıştı.

Bu ara o yıllarda Bodrum da evi olduğunu öğrendiğimiz ünlü heykeltraş Prf.Nusret SUMAN’la temas kurmuştuk. Arkadaşlarla evini ziyaret edip isteğimizi belirtmiştik. Rahmetli SUMAN bize dönüp “Bu yaştan sonra artık heykel yapmama kararı almıştım ama emekliliğimi yaşayacağım Bodruma bir armağanım olsun isterim. Hiç değilse arada sırada gider önünde zevkle oturur seyrederim. Bana malzemeleri temin ederseniz bir de bir iki genç verirseniz istediğiniz heykeli size ücret almadan yaparım”’dedi. Büyük heyecanla işe başladık. Hocanın istediği malzemelerin değeri elli bin lira’yı buluyordu.O yıllar için elli bin lira büyük para idi. (Benim maaşım bin iki yüz lira.) Bütün arkadaşlar, tüm okullar seferber olduk öğretmen, öğrenci, veli, vatandaşlar, esnafın katkılarıyla otuz bin lira civarında bir para toplayabildik. Hatırıma Bodrum Torba da şimdiki Samara Tatil Köyünün bulunduğu yerde bir çiftlik evi olan o yıllardaki Hürriyet gazetesinin sahibi Erol SİMAVİ gelmişti. Ziyaretine gidip sorunumuzu anlattık. Çok iyi karşılayarak eksiğimiz olan yirmi bin lira vermiş ve daha ihtiyacımız olursa kendisine tekrar başvurabileceğimizi belirtmişti.

Bundan sonra Günel Hanımın hazırladığı projeyle heykel yapma dileğimizi Belediye Başkanlığına ilettik. Ancak gerekli ilgi ve desteği o yıllarda üzülerek belirteyim ki bulamadık. Hazırladığımız proje bir tarafa atıldı. Bodrum’umuz da bu şekilde çok güzel bir projeden mahrum kaldı.

Meydan gitmişti ama hiç değilse Atatürk heykelini yapmalıydık. Çünkü malzemelerini de almıştık. Bu defa heykel yeri için yine belediyemize baş vurmuştuk. Ancak uygun yerler gösterilmemişti. Nusret Hoca çalışmalarına sevgili dostum Ali ARKUN ve öğrencimiz Hasan KASAL’ıda alarak Halk Eğitim Merkezi salonunda başlamış ve imalatı tamamlamıştı. Arkadaşlarımızla kendi aramızda görüşüp o gün için en uygun yer olan şu an ki alanı belirlemiştik. Bir Cumartesi günü öğrenciler ve hademelerimizle beraber kaidenin temelini atmıştık. O günün yöneticileri de bu davranışımıza pek fazla tepki göstermemişlerdi. Bundan sonraki günlerde heykelimizi tamamlamış çevre düzenini yapmıştık. Nihayet heykelimizi yine bir 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında açmıştık. (1975)

Birkaç gün sonra sağda solda bazı dedikodular duymaya başlamıştım.

“Bize çamurdan heykel yaptılar, bu yapılan heykel solcu bir heykel” gibi ipe sapa gelmez eleştirilerle bayağı sıkılmıştım. Bu dedikoduları yapanlardan biriyle konuşurken Heykelin solcusu olur mu? diye sormuştum.

-Müdür Bey baksana heykelin sol ayağı önde demişti. Susmuş cevap verme gereğini bile duymamıştım. Çünkü o heykelin yapıldığı birkaç ay boyunca hemen hemen hergün hoca ile birlikte tüm aşamalarını izlemiş olmama rağmen o ana kadar Atatürk’ün sol ayağı mı yoksa sağ ayağı mı önde olduğuna dikkat etmemiştim. Gidip baktım heykelin duruş kompozisyonu gereği sol ayağı biraz öndeydi.Bir diğer eleştiri de Atatürk niye ileri bakmıyormuş.Bütün bu eleştiriler üzerine bir gün Nusret beye gitmiş durumu anlatmıştım.Tecrübeli Hoca bu tür eleştirilerin her güzel hizmet için olabileceğini üzülmemem gerektiğini söylemişti. Daha sonra da yaptığı heykelin kimsenin farkına varmadığı özelliklerini sıralamıştı.”Ben ve herkes her gün gelip Ona saygımı gösterirken ona bakarken o da bana bakmalı ve beni görmeliydi onun için uzaklara bakmasın istemedim. Bodrum tüm dünya insanlarının gelip gittiği bir yer. Herkes Atamızın askeri dehasını biliyor ancak onu sivil yaşamdaki dehası en az askeri yönü kadar büyük onun için sivil bir Atatürk her an bize bakan yaptıklarımızı adeta izleyen ve bizi devamlı kontrol ediyormuş pozisyonunda bir heykel olsun istedim” demişti.

Heykelimiz bittikten birkaç ay sonra da bu değerli Hocayı kaybetmiştik. Sonradan bağlı olduğu üniversiteden gelen öğretim üyeleri ve öğrencileri bu heykelin gerçekten yapılanlar arasında en güzel heykel olduğu konusunda fikir birliğine varmışlardı.

Daha sonraki yıllarda önüne at üstünde ikinci bir heykel daha Belediye tarafından yapıldı. Ardarda duran iki heykelin varlığı gerek estetik ve gerekse görüntü olarak hoş durmadığından durumu Kaymakamımız Cumhur Güven TAÇBAŞ’a ilettim ve sorunun çözümünü istedim. Konuya yakın ilgi gösterdi Belediyenin uygun göreceği bir meydana: bu heykellerden birinin taşınmasına onay vereceğini belirtti. Konuyu siz değerli Bodrumlu hemşehrilerimin her türlü toplum örgütlerinin öneri ve desteklerini alarak başka bir meydanımızı da Atatürk heykelimizle süslemeyi düşünüyorum. Bu konuda ki önerilerinizi gazetemize telefon veya fax ile iletmenizi bir yuttaşlık görevimiz olduğu inancındayım.

Mehmet KIRAY

Gazete kupürü için tıklayınız..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Instagram

×