Stay Connected

İnternet siteme hoşgeldiniz
Bayram

Bayram

  • mehmet kıray

Yıllarca Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen ve yönetici olarak çalıştım. Bundan da çok mutluluk ve gurur duyuyorum.Bu yıllar içerisinde beni en çok rahatsız eden bazı konuları da gerek rapor olarak, gerek  görüş ve düşünce olarak ilgili makam ve mercilere ilettim. Ama, birçok konuda ilgili makamlardan sözlü takdir almama rağmen, yazılı onay alamadım. Zaman zaman eğitimciliğim yaşamımda beni rahatsız eden, bugün yazacağım konu gibi daha birçok mevzuya da önümüzdeki yazılarda değinmeyi düşünüyorum.

Bugün sizinle Milli bayramlarımızla ilgili okullarımızdaki uygulamaya örnek vererek  konuya girmek istiyorum . Malum önümüzde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı  var. Bu bayram, herkesin de bildiği gibi Cumhuriyet’imizin 89.yıldönümü. Bu bayram  için günler önceden okullarda hazırlıklar başlar. Bir taraftan bando çalışmaları, bir taraftan kıyafetler, bir taraftan provalar günlerce devam eder. Veli yaptığı harcamalardan dolayı şikayetçi, çünkü; çocuğu bando takımındaysa ona elbise yapacak yeni bir harcama. Çocuk ,prova ve bu kıyafetleri giymekten muzdarip.Günler böyle devam eder.Sonuçta bayram günü gelir çatar. O gün ( bu konuyu çocuğu olup, okutan herkes bilir ) okul yönetimi öğrencilere sabahın 07:00’sinde okulda olmalarını ister. Çocuk 07:00’de okula gider.08:30 ‘a kadar okulda bekler. Daha sonra sıraya girme, bayram yerine intikal, bandolar, yürüyüşler  olur. Bayramın kutlanacağı yere nihayet 09:30 gibi ulaşılır. Bu sene resmi törenler kaçta başlıyor bilmiyorum ama bizim zamanımızda saat 10:00 ‘da başlardı. Çocuk; düzgün sıra ve başlarında öğretmenleri  hazırol da bekler.  ( Dikkat edin çocuk 3 saatten beri ayakta) Saat 10:00 ‘da mülki amir ve diğer ilgili yetkililer gelir çocukların bayramları kutlanır ve bayram fiilen başlar. Genelde Cumhuriyet Bayramları’nda mülki amirler günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapar  ,daha sonra görev verilmiş olan öğretmen ve öğrenciler konuşur  veya şiirler okunur.( Bu da en az bazen 1, bazen 1,5 saat sürebilir, Dikkat edin çocuk 4,5 saatten beri ayakta.Bu ara bayılanlar, kendinden geçenler de olur  )

Bu bölüm bittikten sonra da tören bölümüne  geçilir.Verilen bir komutla tören bölümü başlar. Önde bayraklar sancaklar, arkada görevliler, öğretmenler ve daha arkada öğrenciler, sivil toplum kuruluşları düzgün çalınan bir marş veya komut eşliğinde resmi törenle geçer ve devleti temsil eden kamu amirini selamlarlar. Bu tören bittikten sonra bayram sona erer. Tabi bazı yerlerde gece fener alayları veya buna benzer  etkinlikler de yapılmaktadır. Bütün bu anma ve tören boyunca çocuklar en az 5 veya 6 saat ayakta beklemekte ve bayram  dendimi adeta bu beklemenin verdiği eziyet onların kafasında bir kabus haline gelir. Hatta bu bayramdan kaytaranlar kendini şanslı sayarlardı.

Ben de yıllarca bayramları böyle kutlamayalım diye uğraştım. İlgili yerlere zamanında yazdım, bakan seviyesindeki ilgili kişilerle zaman  zaman konuştum. Hepsi bu dediklerimin doğru olduğunu kabul ettiler. Çözüm önerisi getirdim. O da çok hoşlarına gitti, ama nedense bir  türlü uygulanamadı. Biz sevgi ve saygımızı da çok farklı şekillerde yaşadığımız için benim dediklerim çok fazla ilgi çekmedi heralde. Çünkü biz; acımızı da sevincimizi de çok abartarak yaşayan bir toplumuz.

Diyorum ki ; acaba bu sene veya önümüzdeki yıllarda, örneğin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı geliyor .Bodrum gibi turistik bir ilçede yaşıyoruz, 29 Ekim günü Bodrum’daki otellerin % 80’i açık. 1 Kasımda da her yer kapanıyor. Bu işletmeler açıkken acaba BODER veya diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ilişki kurarak, ilgili makamlardan da olur alarak bayramı şöyle kutlayamaz mıyız ?

29 Ekim pazartesi gününe geliyor.Acaba otellerle temas kurup, onları görevlendirsek. Olanakları müsait olan oteller , örneğin Belediye Meydanı ve bahçesinde bayram sabahı kendi isimlerinin yazılmış olduğu standlar,masalar  kursalar, başlarına kendi aşçılarını,servis elemanlarını,otellerindeki animasyon ve gösteri ekiplerini getirseler. Çocukları sabahleyin öyle 07:00’lerde okula getirmeden velileri ve yakınlarını da davet ederek tören alanına gelseler, orada ilgili kişiler yine günün anlam ve önemini belirten konuşmalar veya kısaca yine günün anlamıyla ilgili şiirler okunsa, bu tören en fazla yarım saat sürer. Çocukları da saat 09:00’da değil de 11:00’de oraya getirsek, 11:30 ‘da her şey biter ondan sonra da başta idarecileri olmak üzere tüm görevliler ve bayrama katılanlar, öğrenci ve velileri,yakınları, diğer vatandaşlar,yabancı konuklarımız  bu otellerin getirdiği animasyon ve gösteri gruplarını izleseler, bu gösteriler de bittikten sonra çocuklara,vatandaşlara ve orada seyirci olarak bulunan konuklara buyurun yemeğe dense, bu açık büfelerden herkes gelse ,istediğini alıp yese, bir taraftan da animasyon gruplarının yaptığı gösteriler izlenilerek  eğlenilse, danslar edilse, oyunlar oynansa acaba daha fazla bayrama benzemez mi ? Acaba bayramlar öğrencilerin kafasından bir kabus olmaktan çıkıp aranan,istenen ve beklenen bir gün olmaz mı ? Bilmiyorum, karar ilgililere ait. Bence böyle bir bayram gerçek anlamda bayram olur ve bu şekilde kutlanan bayramları da gerek öğrenciler,gerek katılanlar yaşamları boyunca unutamazlar. Ona karşı da sevgileri gittikçe daha da artar.

İşte benim kafamdaki bayram gibi bayram bu.

                                                                                                          Mehmet KIRAY 

Gazete kupürü için tıklayınız..

İlgili Makaleler

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Instagram

×