Stay Connected

İnternet siteme hoşgeldiniz
Bize Düşen-2

Bize Düşen-2

  • mehmet kıray

Sezonun en yoğun günlerine girdik. Okulların tatili, Öss sınavlarının yapılması ve havalarında iyice ısınmasıyla Bodrum sezona anca anca girmeye başladı. Yerli ve yabancı konuklarla ilgilenmek, gerekli hizmeti vermek için herkes büyük bir çabaya girmişken biz de kalkmış Bodrum’ un sorunlarını yazmaya devam ediyoruz. Bu yoğunlukta okuyan çıkıyor mu bilmem ama biz yine de yazmaya devam edeceğiz.

Evet geçen yazımızda mega marketlerin açılmasından sonra küçük esnafın sıkıntılarını anlatmış ve başka ülkelerdeki uygulamalardan kısaca bahsetmiştik. Ayrıca her konuda olduğu gibi bu konuda da hazırlıksız yakalandığımızı belirmiştik. Bir çok batı ülkelerinde ve ABD’de gördüğümüz uygulamalar: Farklı KDV ve bazı vergilerden muafiyet, gros marketlerin şehrin çok uzağına yapılması vb. Ülkemizde ise önlemlerin neler olması gerektiği ile ilgili detaylar zaten günler önce Ulusal medyamızda konu edilmiş, tartışılmış ve hatta konu meclis gündemine bile gelmişti. Bu nedenle konunun detayına girmeyeceğim. Benim anlatmaya çalıştığım şu: Bu ve benzeri konular karşımıza çıkmadan niçin önlemini almadığımız. Niçin sorun ufak iken çözmeyip, çözümsüz hale getirdikten sonra halletmeye çalışmamızdır. Bunda bizi yönetenlerin hatası olduğu kadar, halkımızın da olaylara ve konulara yeteri kadar ilgi duymamaları ve bana dokunmayan bin yıl yaşasın düşüncesinin egemen olmasındandır. Herkesin bunu çok iyi bilmesi gerekir ki, bugün başkalarına dokunan yarın muhakkak bana dokunacaktır. ” Suya Sabuna Dokunmamak ” deyimi de aynı düşüncenin dile getirilişi değil midir ? Çünkü biz asırlardan beri böyle eğitildik ve şartlandırıldık. Eğer suya da sabuna da dokunmazsak nasıl temizleneceğiz ?

Şimdi gelelim asıl konumuza; Eğer daha önceden Bodrum’umuzla ilgili bir master planlama çalışması yapılsa idi şu anda bu sorunlarla karşılaşmayacaktık. Bodrum yarımada olarak her yaz birkaç milyon turisti ağırlayacak denseydi ve ona göre yolu, suyu, kanalizasyonu, elektriği, PTT ve uydu iletişim sistemleri tam yapılabilseydi yakın “zamana kadar boğuştuğumuz sokaklarımız 3 – 4 defa kazılmaz ve kaynak israfımız da olmazdı. Bilinçsiz, birbirinden kopuk ve koordinesiz çalışmalar sonucunda geçmişte toprağa gömdüğümüz kaynak israfının şimdi acısını çekmiyor muyuz ?İşte alt yapıda gördüğümüz plansız ve programsızlığı aynen üst yapıda da görüyoruz. İyi bir planlama olsaydı bugün narenciye bahçelerimizin yeri kooperatif evleri ile dolumu olurdu? Belli bölgeler turizme ayrılıp, belli bölgeler konut ve belli bölgeleri de üretim yapmaya ayırabilseydik bugün bu büyük marketlerin pazarladıkları bir çok ürünü belki de onlara satarak bu pastadan payımızı alabilirdik. Hatta daha ileri gidip ürettiğimiz bu ürünlerin bir çoğunu kurduğumuz birlik ve dağıtım ağları ile başka pazarlara da girebilirdik.

Bizler bilinçsiz ve elimizde ki en değerli varlığımızı,güzel bahçelerimizi ve milyonlarca yılda ancak oluşabilen verimli toprakları yok ederek betona dönüştürdük.Şimdi de kalkmış şikayet ediyoruz. Bir laf vardır ” Kendi düşen ağlamaz ” diye. Hiç değilse bundan sonra aklımızı başımıza toplayalım. Bilgiye ve bilime önem verelim, beynimizi çalıştıralım, alacağımız kararlarda yetkin insanlardan öneri ve görüş alıp ondan sonra işe girişelim. Bize bizden başka kimsenin faydasının olmayacağını bilelim. Bundan sonra zararın neresinden dönersek kardır.

 

Mehmet KIRAY

Gazete kupürü için tıklayınız..

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Instagram

×