Stay Connected

İnternet siteme hoşgeldiniz
Gemi Yanaşma Yeri

Gemi Yanaşma Yeri

  • mehmet kıray

Günlerden beri gazetemizde Bodrum ve sorunları dile getirilmektedir. Bodrum’la ilgili görüş ve düşünceleri olanlar her fırsatta bu önerilerini bizimle paylaşmaktadırlar. 29 Haziran 2001 tarihli gazetemizin başlığı “Bodrum’lu patladı, Bodrum’lu soruyor, dağ gibi sorunlar yıllardır çözüm beklerken siz neredesiniz?” diye sesleniyor.

Bana ‘sorarsanız çözümü başkalarında arasak daha çok bekleriz. Bodrum’u Türkiye’nin dışında bir yer olarak mı görüyorsunuz? Nitelikli, yetenekli, beynini çalıştıran insanlarımız bu işin altına elini koymadıkça, bu insanlarımızın önü açılmadıkça biz de vatandaş olarak üzerimize düşeni yapmadıkça bu oyun böyle devam edip gidecektir: Bizde bu vurdumduymazlık, adam sendecilik olduğu sürece bu sorunlar da olacaktır. Zannediyoruz ki elinde sihirli değnek olan birileri gelip tüm sorunlarımızı çözecektir. Konu sorunlardan açılmışken yine gazetemizin 26 Haziran 2001 tarihli sayısında “Bodrum’a yapılan büyük kötülük” başlıklı yazısında Ethem Demiröz iskele konusunun tarihçesini anlatmıştı. Yazıyı okuyunca hayallere dalıp 23-24 yıl öncesine gittim. Zamanın Kaymakam’ı Şeref Artar aramış Bayındırlık Bakanı’nın geleceğini Bitez Yalı’sında o yıllarda yeni yapılan rahmetli dostum Şahsuvar Güngör’ün (Şimdi Bitez’de hizmetleriyle harikalar yaratan Belediye Başkanı sevgili Remzi Güngör’ün babası. Babana layık bir evlat olduğun için öğretmenin ve okul müdürün olarak ben de seninle gurur duyuyorum. Başarılı çalışmalarını zevkle izliyorum) sahildeki restoranında toplanacağımızı bildirdi. Toplantıya gittik bir müddet sonra Bayındırlık Bakanı, Muğla Valisi ve birkaç Bakanlık Yetkilisi de geldi. Yemekler yendi konu sorunların görüşülmesine gelince Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı’mız isteklerini dile getirip hazırladıkları dosyalarını Bakan Bey’e ilettiler.

Uzun ve yararlı bir toplantı olmuştu. Söz alıp lisemizin bina olarak çok eski ve yetersiz olduğunu derneğimizce temin edilen arsamıza yeni bir lise binası yapılmasını istedim. Ayrıca bu konuda hazırladığım dosyayı da ilettim.

Fırtınalı ve yağışlı bir gündü. O yıllarda İngilizlerin Uganda diye bir okul gemisi vardı, bu gemi 15-20 günde bir yaklaşık 1500-2000 civarında öğrenci ve personeliyle birlikte Bodrum’a gelirdi. Geminin Bodrum’a geldiği günlerde iskele meydanı ve Bodrum adeta bir festival havasına bürünürdü. Meydanda ve kale caddesinde tezgahlar kurulur, gelen konuklar hem Bodrum’umuzu tanır hem de alışveriş yapardı. Esnaf bayram ederdi. İşte Bakan Bey’in geldiği gün Uganda yine gelmiş ama hava bozuk olduğundan bir müddet Bodrum açıklarında beklemiş ve öğrencilerini çıkaramadan dönüp gitmişlerdi. Bu 1500-2000 kişi Bodrum’u görmeden ve tanımadan dönmüştü. Geminin yetkilileri ile her görüşmemizde yanaşma yerinin olmamasını eleştiriyorlardı. Küçük teknelerle gemiden öğrencileri taşımanın tehlike ve risklerini dile getiriyorlardı. İşte tüm bu konuları detayı ile Bakan Bey’e anlattım. Bakan Bey gerekli duyarlılığı göstererek yanındaki DHL Gnl. Müd.’ne konuyla ilgilenmesini her türlü hazırlık ve çalışmaya başlanılması talimatını vermişti. ,

Toplantı bitmiş Kaymakam Bey’in arabasıyla Bodrum?a dönüyorduk arabada Belediye Başkanı ve o yıllarda gemicilerimizden ileri gelen bir kaptanımız ki şimdi rahmetli olan bir dostumuz da vardı. Herkes suskundu bense ilgi ve taktir bekliyordum. Konuyu açtım birdenbire o kaptan ve Başkan’ın eleştirisi ile karşılaştım. Onların ekmekleriyle oynadığım ve işim olmayan şeylere karışıyorum gibi ipe sapa gelmez laflarla eleştirilmiştim. Daha sonra konu planlamadan geçmiş ve ödeneği de bütçeye konmuştu. Hikayenin gerisini zaten biliyorsunuz. İşte 1977’lerde başlayan bu macera ne yazık ki yurttaş olarak gerekli duyarlılığı göstermediğimizden bu güne kadar böyle geldi.Bakalım bu gidişle kaç yıl daha bekleyeceğiz.

Mehmet KIRAY

Gazete kupürü için tıklayınız..

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Instagram

×