Stay Connected

İnternet siteme hoşgeldiniz
Halikarnas Balıkçısı-2

Halikarnas Balıkçısı-2

  • mehmet kıray

Geçen hafta 03 ağustos 2001 tarihli gazetemizde Halikarnas Balıkçısı’nın anısına Lisemizde açtığımız köşe ile Balıkçı’nın mezarının başına koyduğumuz kaya parçasının öyküsünü anlatmıştım. Bugünkü yazımızda onun kendi el yazısı ile bizim o yıllardaki Türkçe öğretmenlerinin rehberliğinde Orta II. çocuklarının 22/12/1967 tarihinde Balıkçı’ya yazdıkları “Sayın Halikarnas Balıkçısı Merhaba” başlıklı mektuplarına Balıkçı’nın 8 Mayıs 1968 tarihinde  verdiği “Merhaba Yavrularım” başlıklı yanıtları bulacaksınız.Mektubun aslı kendi el yazısı ile olup Lise Müdürü olarak bulunduğum yıllarda kendi adı ile anılan köşesinde sergileniyordu.Benden sonra köşesi de dağıtıldığından asıl mektubu ne oldu bilmiyorum.Bu mektup ve cevaplarını 1974 yılında Bodrum’da yayınlanan Merhaba ve Melengeç gazetelerinde çıkan şuanda elimde bulunan Melengeç gazetesinin fotokopisinden size aktarıyorum.

Köşemizdeki yer darlığı nedeni ile tüm soruları ve altına da aslında olduğu gibi yanıtlarının tamamını yazamıyacağım.Mektubun birinci sorusundan başlayarak altına da cevabını yazmak zorundayım.Aksi taktirde öğrencilerimizin soruları bu haftaki sayımızda cevapları da bir sonraki nüshasında olacaktı.Buda anlamsız olurdu.Onun için iki sayıya sığdırabileceğimiz mektubu soru cevap şekline sokarak sunmayı uygun buldum.Daha anlaşılması ve ilgi çekmesi için yaptığım bu değişiklikten dolayı hoşgörü ile karşılanacağımı umarım.

Öğrencilerimizin yazdıkları mektup şöyle başlıyor;

“SAYIN HALİKARNAS BALIKÇISI MERHABA”

Sizin evlatlarınız olarak hayatınızın bir parçası olan,ağaçlandırarak güzellik verdiğiniz Bodrum’dan size sesleniyoruz.Biz öğrenciler, eser vermiş büyük adamların hayatlarını, zevklerini, çalışma güçlerinin kaynağını nereden ve nasıl aldıklarını merak eder, öğrenmek ister, gücümüzün yettiğince onlar gibi olmaya çalışırız.İşte II A-B sınıfı öğrencileri de Türkçe dersimizde “Gündüzünü Kaybeden Kuş” parçanızı okuduk.Zaten kasabamızın neresine baksak sizden bir parça görüyoruz.Bugün yarattığınız kasabanın inanç ve azim yüklü çocuklarıyız. Göklere uzanan palmiyeler,okalüptüsler bize sizin isminizi fısıldıyor.Bize sizin tabiat sevginizden yaratma gücünüzden örnekler veriyorlar.

           Sizi sevdik, sizi göremedik.Bu bir burukluk katıyor, sizinle dolu olan yüreyimize.Ocak ayında sizin gününüzü tertiplemek istiyoruz.Gelemez misiniz?İstiyoruz ki siz bizi tanıyın. Biz de sizden çalışma ve yaratma azmi alalım. Bekleyeceğiz. Gelemezseniz şayet şu sorularımızı cevaplayıp bizi mutlu kılın lütfen.                                    

Balıkçı’nın cevabı:

 Merhaba Yavrularım!

22.12.1967 tarihli mektubunuzu zamanında aldım. Kendim gelmek istiyordum. Hastalandım, İstanbul’a gittim. Bir sürü güçlüklerle savaşmakla zorunda kaldım. Mektubunuza cevap yazmakta gecikince mektup gönlümde bir ızdırap ve acı oldu. Mektubunuzda bir resmimi istiyorsunuz, gönderiyorum.

Gazete kupürü için tıklayınız..

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Instagram

×