Stay Connected

İnternet siteme hoşgeldiniz
Öğretim Yılı

Öğretim Yılı

  • mehmet kıray

Yeni öğretim yılına 10 Eylül de girdik.Ama Amerika’da olup bitenler, bir seyahatimde görüp hayran olduğum, Adeta Newyork’un siluetinde Hürriyet Abidesi’nden daha çok ilgimi çeken ikiz binaların dramatik bir olayla yok oluşu, öğretim yılı ile ilgili düşüncelerimi ertelemek zorunda kaldım.Yeni öğretim yılı demek eğitim ve öğretim sorunlarının tekrar hatırlanması,bir yerde dile getirilmesi için iyi bir neden bence.Bundan bir ay önceki “Eğitimimiz” başlıklı yazımda Milli Eğitimimizin sorunlarına kabaca değinmiştim.Bugünkü sohbetimizde de değerli meslektaşlarım yani öğretmenlerimiz ve sorunlarına kısaca yüzeysel olarak bakacağız.

Eskiden köy enstitüleri zamanında ve daha sonraki gelen bizim okuma çağımızda ilk okulu bitirdikten sonra o zamanki ismi ile Öğretmen Okullarına yatılı veya gündüzlü olarak alınırdık.Altı yıllık eğitim süresince ağırlıklı olarak şimdiki bildiğimiz derslerin yanında, insan psikolojisi, sosyoloji, metot ve değerlendirme gibi mesleğe yönelik yoğun bir eğitimden geçirilirdik.Bu örgün eğitimin yanında son sınıflarda staj,uygulama ve değerlendirmeye de çok geniş zaman ayrılırdı.Bu şekilde öğretmen olacak aday mesleki bilgilerle uygulamalı olarak yetiştirilir ve donatılırdı.(Ne yazık ki öğretmen okulları da zaman içerisinde eski işlevlerini kaybettiler.) Öğretmen okullarında normal derslerin yanında hepimizin çağdaş ve laik Atatürkçü kişiler olarak yetişmemiz için her türlü sosyal etkinlikler ve çalışmalar yapılırdı.Çağdaş bireyler olarak yetişmemiz için bol bol kitap, dergi, gazete, günlük ve haftalık sanata dönük yayınlar okutulur hatta bazen edebiyat ve Türkçe öğretmenlerimiz yaptıkları sınavlarda bu yayınlardan da soru sorarlardı. Biz de kendimizi yetiştirmek için büyük çaba sarf ederdik.Bizi bekleyen eğitime susamış Anadolu’nun aydınlığa hasret köşelerine gidip çağdaşlığı ve aydınlığı bir an önce o bölgelere taşımak için adeta birbirimizle yarışırdık.Para-pul bizim için hiç önemli değildi.Öğle bilenmiştik ki mezun olurken hepimiz istek formlarını doldururken Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni istemiştik. Beynimizin içinde “Öğretmen bir mum gibidir, yanar ama etrafını aydınlatır” veya “Her şey başkaları için kendisi için hiçbir şey” gibi özdeyişleri adeta beynimize kazınmıştı. Bu hızla ülkeyi kısa zamanda karanlıklardan kurtarıp aydınlıklara beyaz zambaklar ülkesi gibi mutlu ve zengin ülkeler seviyesine çıkaracağımıza inanmıştık.Bu düşüncelerle ülkenin dört bir yanına dağılmıştık.Uzun yıllar cehaletle ve karanlık kafalarla mücadele edecek Atatürk ilke ve devrimlerini herkese anlatacaktık.Bu yolda çok yorulanımız çok kayıplarımız ve çok yıprananlarımız oldu.Bir kısmımıza sağcı,bir kısmımıza solcu damgası vurularak bölünüp parçalandık.Basit nedenlerle kimimiz ondan kimimiz bundan yana olduk.Olan da öğretmenlere ve ülkemize oldu.

Sevgili meslektaşlarım; siz siz olun ülkemizi, öğrencilerimizi tüm insanlarımızı, tüm doğayı ve birbirimizi sevip sayın.Birlik ve bütünlüğümüzü bozmak isteyenlere de müsaade etmeyin.Şunu çok iyi biliniz ki;birlik ve beraberlik içinde olmazsak hiçbir sorunumuz da çözümsüz kalmayacaktır.Biz birbirimizi sevmez ve desteklemezsek, başkalarının da bizi sevip saymasını bekleyemeyiz.

Yeni öğretim yılının yararlı ve başarılı olması dileklerimle..

Mehmet KIRAY

Gazete kupürü için tıklayınız..

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Instagram

×