Stay Connected

İnternet siteme hoşgeldiniz
Toplumsal Bilinç

Toplumsal Bilinç

  • mehmet kıray

Aylardan beri yazıp çiziyoruz. Amaç insanlarımızın ilgisini bazı konular üzerinde yoğunlaşmasını sağlamak. Ama nedense insanlarımızın ülke ve yakın çevrelerine karşı ilgisizliği alabildiğine devam etmekte. Çağdaş insan olmanın kurallarından biri de ülkede olup bitenlerle yakın çevremizde yaşananları ve olup bitenleri izlemekten geçer. Kendi yakın çevremizi alırsak herkes her şeyden şikayetçi. Yine herkes bu tepkisizlikten de şikayetçi. Şikayet ediyoruz ama hep durmadan dedikodu yapıyoruz. Hiçbirimizde bir hareket yok. Adeta üstümüze ölü toprağı serpilmiş gibi. Hepimiz başkalarından birşey bekliyoruz. Birileri gelsin bu işleri düzeltsin. Birileri gelsin bizi kurtarsın. Birileri gelsin elindeki sihirli değnekle bizi düzlüğe çıkarsın. Biz de bu kafa olduğu sürece daha çok birilerini bekliyeceğiz.

Toplumlarda lider ve öncü çok önemlidir. Ama toplumların öncü olmadan da yanlış veya eğri giden bazı olaylar karşısında toplumsal tepkiye sahip olmaları gerekir. Buna sosyoloji dilinde toplumsal bilinç diyoruz. Bizim toplumumuzun en büyük eksiği işte bu toplumsal bilinçten yoksun olmamızdır. İlla ki birileri bize yol gösterecek veya birşeyleri işaret edecek, biz de onları takip edeceğiz. Halbuki toplumsal bilincin geliştiği çağdaş toplumlarda kimse sizi uyarmadan tüm toplumun büyük çoğunluğu kendiliğinden olaylar karşısında aynı tepkiyi kimsenin yönlendirmesine gerek kalmadan ortaya koyar. Buna ilginç bir örnek verecek olursak : 11 Eylül olaylarında Amerika’da yaşanan bir örneği gösterebiliriz. Amerika’da yaşayan bir Türk yurttaşımız anlatıyor. Mahallesinde iki market var. Bu marketlerden birisi Müslümanlara ait, diğeri de bir Amerikalı hıristiyana ait. Hergün kahvaltı için sabah simidi ve gevreği satan bu dükkanlardan Müslümana ait olanı çok iyi iş yapan ve devamlı önünde kuyruklar olan bir mekan. Ama 12 Eylül sabah evden çıkıp gevrek almaya gittiğinde o Müslümana ait marketin önünün boş olduğunu, aynı kuyruğun bu defa Amerikalının dükkanının önünde oluştuğunu hayretle ve ibretle izliyor. İşte bu toplumsal bilinçtir. Hiç kimse orda yaşayan o insanlara siz artık bu Müslümanın dükkanından alışveriş yapmayın dememiştir. Her fert kendiliğinden tepkisini o dükkana gitmeyip diğer markete gitmekle yurttaşlık bilincini ortaya koymuştur. İşte bizde de bu bilinç oluşmadığı ve tepkilerimizi bilinçli olarak ortaya koymadığımız sürece daha çok bekler ve sürünürüz. Eskilerin bir özdeyişi vardır: Her toplum layık olduğu şekilde ve layık olduğu kişilerle yönetilir. Doğrudur. Bir toplum ki kendi haklarına sahip çıkmaz, okuyup incelemez, soruşturmaz, gününü televoleleri izlemekle geçirir, hiçbir şey üretmez ve söylemez. Tüm yazılı ve sözlü medya da buna çanak tutar, hergün o bar senin bu disko benim diyenleri ve o tür yerlerde dönen paraların kaynağını sormaz, insanlar bir lokma ekmeğe muhtaçken günde 5-10 bin dolar harcayanları kahraman diye ilan edip günlerce onlara yer verir. Halkın beynini ve ilgisini o tarafa yönlendirir, insanlar artık herşeyi bırakıp bu bugün kiminle yattı, bu hangi defileye çıkacak veya çıkmayacak, kim bu işleri ne zaman bırakacak, kim kimleri daha fazla baştan çıkardı gibi abuk sabuk ve saçmalıkları aklı başında TV kanalları bile Ana Haber Bültenlerine kadar çıkarırlarsa olacağı budur.  Biz de kalkmış bu çürümüşlük içerisinde toplumsal bilinçten bahsediyoruz. Kim okur kim dinler. Devir gemisini kurtaran kaptan, paçasını kurtaran aslan devri.

Mehmet KIRAY

Gazete kupürü için tıklayınız..

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Instagram

×